HÜKÜMETİN HİZBܒT TAHRİR GENÇLERİNİ TUTUKLAMASI  NEDENİYLE ÜRDÜN PARLAMENTOSUNA AÇIK MEKTUP

 

Sayın Milletvekilleri!

Allah’ın rahmeti ve selamı üzerinize olsun:

Ürdün güvenlik birimleri geçtiğimiz ayın on dördünden bu yana; Amman, Suveylih, Zerka, Rusayfa, İrbid ve Husn şehirlerinde evlere gece baskınları düzenleyerek çocukları ve kadınları korkuttu, evlerde arama yaptı ve Hizbüt’Tahrir gençlerini tutukladı. Tutuklanan gençlerin tek suçları, tüm Müslümanların isteği olan ve her müslümana ikame etmek için çalışması farz olan Hilafet Devleti’ni kurmak amacıyla, düşüncesi ve görüşüyle kendisiyle birlikte hareket etmesi için ümmeti ikna etme metodunu kullanan, akidesi ve ideolojisi İslâm olan siyasi bir parti ile çalışmaktı.

Ümmetin Ürdün’deki evlatları olan sizler, görevlerini yerine getirmedikleri veya zulmettikleri zaman ümmet adına yöneticileri sorgulamak üzere seçildiniz. Şu anda ise biz, sizi hükümetin Hizbü’t Tahrir gençlerini tutuklamak ve ailelerini korkutmak suretiyle başlatmış olduğu operasyonlar nedeniyle yöneticileri muhasebe etmeye çağırıyoruz. Oysa başbakan, Uluslararası İnsan Hakları Örgütü heyetine, “ne ölçüde karşı olursa olsun Ürdün’de hiçbir kimsenin düşüncesi veya görüşü nedeniyle takibata uğratılmadığını” söylemişti. Öyleyle; söylenenlerin tersine hareket eden bu hükümet nasıl bir hükümettir?!.. İnsan haklarını koruduğunu ve özgürlüklere saygılı olduğunu söyleyen sonra da güvenlik birimlerinin Hizbü’t Tahrir gençlerinin peşine düştüğü,  kanaatleri ve görüşleri nedeniyle onları tutukladığı, ardından istihbarat dairelerinin sevkiyle haklarında hüküm vermek üzere “Devlet Güvenlik Mahkemesine” çıkarttığı bu devlet nasıl bir devlettir acaba?!

Sayın Milletvekilleri!

Karar sahiplerinin emriyle hareket eden güvenlik birimleri, yeni bir planın uygulanmasına karar verildiği zaman, bu planın ümmet üzerindeki tehlikelerinin Hizbü’t Tahrir tarafından deşifre edileceği korkusuyla, bu türden operasyonları alışkanlık haline getirdiler. Tıpkı Vadi Aruba anlaşması öncesinde yaptıkları gibi.

Galip zanna göre Amerika, İngiltere ve Yahudiler gibi kafir devletler, Filistin sorununun tasfiyesinde başrolü Ürdün hükümetine verdiler. Bu yöneticiler de,Yahudilerle Ürdün arasından yapılan Vadi Aruba anlaşmasında olduğu gibi nihai bir anlaşma ile bu sorunu ortadan kaldırmak için Suriye, Yahudi ve Filistin yöneticilerini ikna etme görevini aralıksız olarak halen daha sürdürmektedirler. Böylece suçların en önemlisi, Filistin topraklarındaki “İsrail devletinin” yasallığını tanıma suçu sonuçlandırılacak ve ümmet önünde bu suçu işlemede hepsi eşit seviyede olacaklar!..

Bu nedenle Suriye yönetimi Hizbü’t Tahrir gençlerinden 800 kişiyi ve akrabalarından bir çok kişiyi tutukladığı gibi, Ürdün hükümeti de, Suriye yönetimine verdiği desteği daha da artırmak ve Yahudiyle “barış” suçunu işlemeye sevk etmek amacıyla Hizbü’t Tahrir’e üye oldukları gerekçesiyle 20 kadar genci tutukladı.

Sayın Milletvekilleri!

Hizbü’t Tahrir’den olan evlatlarınızı tutuklayan bu hükümeti muhasebe etmekte Allah için sadık kimseler olunuz. Biliniz ki bu ümmet, samimi ve cesurca tavır takınanları kesinlikle unutmayacağı gibi; korkakça ve alçakça tavır takınanları da kesinlikle affetmeyecektir. Zira ümmet, yöneticileri cesurca sorgulayan Said b. Cübeyr, Seyyid Kutup ve Abdülaziz el-Bedri gibileri halen daha hatırladığı gibi, Ebu Regal, Bakan İbn Alkami, ve bakan Şavur gibi hainleri de kesinlikle unutmamıştır. Birinci gruptan olmak ve Allah’ın; “Siz insanlar için çıkartılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Marufu emreder, münkerden nehyeder ve Allah’a inanırsınız” (Al-i İmran: 110) buyurduğu ümmetten olmanız için Allah’ın üzerinize farz kıldığı sorumluluğu yerine getiriniz!.. İkinci gruptan, Allah’ın haklarında: “Onlar, işledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Ne de kötü iş yapıyorlar.” (Maide: 79) buyurduğu Yahudiler ve benzerlerinden olmayınız!.. Unutmayınız ki, ağızları susturmak, gerçekleri saptırmak, hapishanelere tıkmak kesinlikle devam etmeyecektir. İçerisini İslâm’ın nurunun doldurduğu, düzenbazların, uşakların ve yardımcıların kirli çamaşırlarının açığa çıkartılacağı günler pek yakındır. Bu dünyadaki durum budur. Ahirette ise tüm insanlar Allah Teala’nın huzurunda toplanacaklar, kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları aleyhlerinde şahitlik edecektir. Her nefis yaptıklarıyla ölecektir.

 “O gün insanlar, amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık dönüp giderler. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim zerre miktarı şer yapmışsa onu görür.” (Zilzal: 6-8)

 

Hizb-ut Tahrir                                                 H. 5 Zilkade 1420

Ürdün Vilayeti                                                  M. 10/02/2000