KAPİTALİZM SİSTEMİ VE KADIN PROBLEMİ

Hartum valisi kadınların direkt olarak erkeklerin içerisine karıştıkları bazı mesleklerde çalışmayı sürdürmelerini yasaklayan yeni bir karar çıkardı ve kadınların çalışabilecekleri yerleri; hotel odaları, lokanta , kafeterya hizmetleri ve benzin istasyonları olarak sınırlandırdı.

Bu karara çeşitli çevreler çeş itli sebeplerden dolayı karşı çıktılar. Bu çevrelerden bazısı bu kararın işçilerin arasını bozduğunu, bazısı bu kararın Birleşmiş Milletler insan hakları yasasına ters düştüğünü ve bu kararı da Sudan hükümetinin imzaladığını, bazısı ise kadınların çalışmaya alışkanlığıyla bilinen Sudan halkının geleneğine ters düştüğünü, bazısı da 1998 Sudan Cumhuriyeti anayasasına aykırı olduğunu ve son olarak bir kısım çevrelerde uluslararası kadın örgütlerinin güvence altına aldığı kadın haklarına ters düştüğünü ileri sürdüler.

Bu olaya göz atan kimse problemi çözmek için yada ortaya çıkan sorunu sınırlamak konusunda uluslar arası hukuka, gelenek ve göreneğe ve 1998 Sudan Cumhuriyet anayasasına başvurulduğunu açıkça görecektir veya herhangi bir meseleyi bu gibi çözümlere yani İslam akidesinin dışında ki çözümlere götürdüğünü müşahede edecektir. İşte bu anlayış, insanın yaratıcısıyla ilişkisini köhnet ve batıl bir akideyle düzenleyen ve dini hayata aksettirmeyen laiklik anlayışın ta kendisidir. Kararı çıkaran vali bile İslam akidesini kendisine ölçü olarak almamıştır. Zira, kadınlar için çalışmanın uygun olup olmadığı, çıkan kararda kadınların çalışıp çalışamayacağı tesbit edilen meslekler hususunda açıkça belirtilmemiştir. Ayrıca Sudan’da kadınların caddede giyinmiş oldukları giysilerde sadece İslam şeriatına ters düşmemekte aynı zamanda haya kurallarına da aykırı düşmektedir. Diğer taraftan Sudan’da bazı işler ve görüntülerde bulunmaktadır ki bunlarda İslam şeriatına ters düşmektedir. Bunlara da uzaktan-yakından hiç değinilmemiştir.

Valinin almış olduğu bu kararın 1998 Sudan Cumhuriyeti anayasasına aykırı olduğunu belirten demokratik halk konseyi üyeleri, bu karara karşı çıktılar. Zira, bu konsey üyeleri halkın hakkını ve ödevlerini koruma gibi bir vazife üstlenmektedirler bu vazifelerinin gereksinimi olarakta bu karara karşı çıkmışlardır. Bu ise onların İslam akidesi yerine laikliği kabul ettiklerini ve yedi kat gökten inen Allah’ın ayetlerini kendi koydukları kanunlarla değiştirdiklerini açığa çıkarmaktadır. Allah (cc) ayette:

“Yoksa onlar (İslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?” (Maide 50) buyurmaktadır. O halde bu durumda çözüm nedir? Şer’i ölçüler nelerdir?

Biz Müslümanlar şunu iyi bilmeliyiz ki akidemiz, İslam akidesidir. Bütün sorunlarımızı çözeceğimiz tek çözüm yolu budur. Bütün konulara ancak bununla açıklık getirebiliriz. Zira, şüphesiz ki İslam şeriatı, kadının gündelik hayatıyla ilişkin bütün meseleleri açığa kavuşturmuştur. Açığa kavuşturduğu meselelerden bazısı aşağıda belirtildiği gibidir.

-Aslen kadın annedir, ve ev hanımıdır, korunulması gereken namustur. Zira, kadın namustan dolayı nikah altına alınır, çocuk terbiyesinde başrol oynar. Kadın ya kocasıyla sokağa çıkar yada kocasının izniyle sokağa çıkar. Bu ise kadının kocasına hizmet etmesi gerekliliğinden ve de kadının yalnız kalmasını ve mahremsiz bir yere gitmesini önlemek amacıyla ortaya çıkan hükümdür.

-Kadınlar hakkında infak yani evin geçimini sağlamak erkeklerin omuzuna yüklenmiştir. Bu delil ise Allah (cc)’nun şu ayetidir:

“Kadınların yiyecek ve giyecekleri çocuğun babasına aitdir.” (Bakara 233)

-Kadının evinin dışında çalışması zorunlu değildir sadece mübahtır.Resulullah (sav)’in ücretliler hakkında genel olarak beyan ettiği şu hadis bunun mübahlılığına delalet etmektedir:

“Ücretli çalışan kimseye alnının teri kurumadan hakkını ödeyiniz

-Kadının kadınlığını ortaya koyarak herhangi bir meslekte çalışması Resul (sav)’in şu sözüne binaen caiz değildir:

Rafi bin Rafae’den naklediliyor: “Resulullah (sav) bize kadınların kazanç sağlamasını yasakladı. Sadece elleriyle yaptıklarından kazanç sağlayabileceklerini belirtti

-Sokakta kadının şeriata göre giyinmesi şarttır. Bunun delili ise:

“Cariye sokağa çıkarken yüzleri ve ellerinden bileklerine kadar olan kısımdan başka yerinin gözükmesi doğru değildir” diye Resulullah (sav)’in işaret ettiği sözlerdir.

-Birbirlerine haram kılınmış olan erkek ve kadınların birarada bulunması yasaktır.

Bu konuya derin bir bakışla bakacak olursak, kadınları böyle bir konumda işe iten yegane sebebin, içerisinde yaşadığı kapitalizm nizamının uygulanır olmasıdır. Öyle ki, kapitalist sistem mallara ve emek karşılığı olan gelirlere yüksek vergiler uygulamış ve devletin halka sunmuş olduğu hizmetlerden yüksek oranda ücret alması sonucu halk fakirleşmiş ve acınacak hale gelmiştir. Diğer taraftan erkekler ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelerek, ihtiyaçtan dolayı kadınlar işe itilmiş, iş aramaya sürüklenmiştir. Eğer ki birazcık dikkatle bakacak olursak bugünkü içinde bulunulan problemleri ve sebepleri kolayca kavrayabiliriz.

O halde çözüm kapitalist yönetimi kaldırıp yerine İslam nizamını, Raşidi Hilafet nizamını getirmektedir. Râşidi Hilafet yönetiminde her şey helal-haram kıstasına göre belirlenir ve yapılan hizmetlerden satılan maldan vergi alınmaz. Raşidi Hilafet yönetiminde devlet; halkın yemesi, giyinmesi, ve barınması gibi temel ihtiyaçları bizzat kendisi temin eder ve halkının namusu son derece titizlikle korunur. Mahremiyete de son derece dikkat edilir.

“Allah ve Resûlü bir konu hakkında hüküm verince, inanmış bir erkek ve kadının kendiliklerinden seçme hakkı yoktur.” (Ahzab 36)

 

Hizb-ut Tahrir            H. 1421 Cumadi 21
Sudan Vilayeti           M.20-09-2000