SURİYE DE TUTUKLAMALAR

13/12/1999 pazartesi günü Suriye yönetimi/Hava İstihbarat Bürosu, Suriye’nin bir çok köy ve kasabalarında Hizb-üt Tahrir gençlerinin evlerine baskınlar yapmaya başladı. Baskınlar birkaç hafta ard arda devam etti. Bu esnada Hizb’in gençlerinden bir çok kişi tutuklandı. O gençlerin evlerine ani baskınlar yaparak, şiddet kullanarak izinsizce girdiler, ailelerini korkuttular. Kurtulabilenlerin peşine düştüler. Suriye yönetimi, takip edilen gençleri kendileri gelip teslim olmaya zorlamak için akrabalarını bilerek rehin aldılar. Aynı şekilde bazı gençlerin evlerine yerleşip ailelerini bir nevi gözaltına aldılar, zor durumda bıraktılar. Bilindiği kadarı ile bu yazı yazıldığı ana kadar tutuklamalar halen devam ediyordu. Hizb-üt Tahrir’e üye oldukları suçlaması ile, bazıları kadınlar olmak üzere müslümanların evlatlarından tutuklananların sayısı takriben 800 kişiyi buldu.

Tutuklamalar çok vahşice yapıldı. Suriye istihbaratı, bir genci kovalamaca esnasında arabasında öldürdü, bazı gençlere ateş açtı. Ordudan bir subayı iki yardımcısı ile öldürdü. Bunlara ilaveten, tutuklananlar soruşturma şubelerinde vahşi işkencelerle karşılaşmaktalar, istihbarat örgütü tarafından gençlerin evlerine ve akrabalarının evlerine telefon dinleme cihazları konulmaktadır.

Bu tutuklamalar; Suriye’nin, yahudilerinş Filistin’i gasbetmesini ve yahudi varlığını tamamen tanıyacağı, alakalar kuracağı, ayrıca Golan’da Amerikan kuvvetlerinin varlığını kabul edeceği ihanet görüşmelerine girdiği ortamda geldi.

Suriye yönetimi, ümmetin içindeki samimi kişilerin, bu siyasetinin iğrençliğini deşifre etmesinden korktuğu için bu tutuklama operasyonlarını böylesi vahşi şekilde yaptı.

 

Ey Kerim Ümmet!

Şüphesiz senin vasfın, izzet sahibi olmaktır. Zira sen insanlar için çıkartılmış hayırlı bir ümmetsin. İşte sen, küfre ve avanelerine münkere karşı sükutunun bedelini yüksek bir bedelle ödüyorsun. Bu bedelden bir cüz olarak kendi evlatlarından samimi olanların tutuklanması bu bedelin bir parçasıdır. Onlar fasid vakıayı değiştirme ve İslâm’ı hayat vakıasına tekrar hakim kılma sorumluluğunu omuzlarına aldılar. Aynı şekilde Amerika’nın Suriye’yi ve bölgeye hegemonyasını reddetme sorumluluğunu da üstlendiler.

 

Ey ümmetinin evlatlarından samimi olanlar ve kuvvet sahipleri!

Sizler de bedel ödeme sırasındasınız ve ödeyeceksiniz. Başta Amerika olmak üzere küfrün üzerinizdeki hakimiyetinin bedelini dünyada ağır bir bedel ahirette de Allah’ın azabı ve size olan gazabı olacaktır. Eğer bunlara razıysanız bu vakıayı kabul edin ve teslim olun. Rasulullah (sav) münkere karşı sükuttan şöyle sakındırdı:

 “İleride bir takım emirler/yöneticiler olacak. Onları tanıyacak ve inkar edeceksiniz. Kim onları tanırsa (yaptıklarını fark ederse) onlardan uzak olur. Kim onları inkar ederse kurtulur. Fakat kim onlardan razı olur ve tabi olursa... (Allah’ın azabını beklesin).” (Müslim, K. İmarat, 3445)

Suriye’deki küfür nizamı zayıftır. Küfür bu süre zarfında nüfuzunu ve hegemonyasını iyice yerleştirmek için yeni bir dönemle ömrünü uzatmak için çalışmaktadır. Buna ulaşamayacaktır, şu halde bu dönem sizin için, dünyada ve Ahirette de şereflendirecek, nimetlendirecek, izzet ve ve hak noktası, dönüm noktası olsun. İslâm’a ve İslâm Davetini taşıyanlara yardım edin! Yardım edin ki Allah sizden razı ve hoşnud olsun!

 “De ki: Dünya menfaatı (zevki çok azdır) önemsizdir. Muttaki olan kimse için Ahiret daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez.” (Nisa: 77)

  

Hizb-ut Tahrir                                                                  H. 7 Şevval 1420

Suriye Vilayeti                                                                        M. 13/01/2000