Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Lübnan Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Amerika’nın Küstah Müdâhale Serîlerinden

Dün medya organları, Amerikan sefiri Jeffrey Feltman’ın Lübnan’da birçok Lübnanlı yetkili ve iki lider, [Lübnan devlet başkanı] Emil Lahud ve [Lübnan Başbakanı] ‘Umer Kerami’yi dolaşmaya çıktığını haber verdiler. Bu gezinti, Amerika’nın kibir, zorbalık ve hegemonya devleti olduğunu kanıtlayan ve adalelerini sergileyen bir vesileydi.

Kerami ile konuşurken, gelecek seçim için gereken desteği vereceklerini ve Lübnan halkının arzusu için şevkli olduğunu belirterek şöyle diyordu: “Tüm dünyanın gözü sizin üzerinizde. Diğerleriyle birlikte biz de Lübnan’da nelerin olduğunu, özellikle Seçim dosyasını denetleyeceğiz. Sizin bunun farkında olmanız ve herhangi bir sahtekârlığa meydan vermemeniz gerekir.” Lahud ile görüşmesinden sonra bu sefirin çevresi tarafından dağıtılan bir açıklamada ise şöyle deniliyordu: “Birleşik Devletler ve uluslararası ortakları, ilkbaharda yapılması kararlaştırılan Lübnan Parlamento seçimlerini büyük bir ilgiyle yakından denetleyecektir.” Ve şöyle deniliyordu: “Birleşik Devletler, seçimlerin güvenilir ve dış müdâhaleden bağımsız olarak gerçekleştirilmesini ve abartı, tehdit veya baskı olmaksızın özgürce yarışmaları için tüm adaylara fırsat eşitliği sağlanmasını ummaktadır.”

Lübnan seçimlerinin vakıası, Arap ve İslâmî beldelerdeki muadilleri, on yıllardır süregelen skandalları, çözümler (!) gösterip kararlar alanların yüzünden adâlet ve hakkaniyetin gasp edilmesi ve yönetimin istila edilmesi vakıası, bunlar ve benzerleri bir tarafta kalsın da biz şu parazit Amerikan sefîrine soralım: Sen kim oluyorsun da bu ülkenin veya bir diğer ülkenin halkı için kendini bekçi tâyin ediyorsun? Sen, asrın putu olan efendin Bush’u temsil etmiyor musun? Sen, insanların dillerini kesip, servetlerini çalıp, demir ve ateş ile canlarını yakan, inançlarını kökünden kazımak için zorbalık eden tâğutî bir devletin sefîri değil misin? Tarihî gerçekleri yok eden, kitle imha silahları hakkında sahte belgeler hazırlayan, Irak’taki katliamları hakkında yalan raporlar yayınlayan, buradaki seçimlerin gerçekleştirilmesi esnasında, çıkarları gereğince abartı, tehdit ve baskı üslupları uygulayan senin devletin değil mi? Lübnan halkı, senin devletinin iç savaş ateşini tutuşturarak topraklarında İsrail işgâli için sağlam bir zemin hazırladığını unuttu mu sanıyorsun?

Bazıları, bu sefîr ile onunla görüşenler arasında “sıcak bir çekişme” yaşandığından bahsettiler. Fakat bu toplantıların detayların okunduğunda onların; Ümmeti ve onurunu umursamayan sırtlan bir kâfir karşısında suçlu bir kişi olarak kendilerini hiçbir zaman alçaltmayan Halifelerin, vâlilerin, emîrlerin, komutanların yürekliliğinden zerre miktarı nasipleri olmadığı görülür. Evet, onlar bunu kendilerine hiç uygun görmediler. Zîra onlar Allah’ın lânetine ve Ümmetin öfkesine uğramaktan sakınıyorlardı. Oysa bugünküler, tarihin unutulmuşlar çöplüğüne atılıp gidileceklerdir!

 

 HİZB-UT TAHRİR
Lübnan Medya Bürosu
H. 24 Zilka'de 1425
M. 06 Ocak 2005

| ANASAYFA | BEYANLAR | KİTAPLAR | YENİ SAYI |