Endonezya Resmî Sözcülüğü
Cakarta

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Guantanamo’da Kur’an’a Hakâret Eden Amerika’ya Karşı Duruş

Yerel ve uluslararası medya organları, Amerikan soruşturma elemanları ile askerlerinin, sorgulanmaları esnasında mahkumların gözü önünde Kur’an-il Kerîm’i tuvalete attıklarını, yırttıklarını ve ayaklarıyla çiğnediklerini haber verdiler.

Buna karşın Amerikan Hükümeti, Dışişleri Bakanlığı vâsıtasıyla konunun araştırılacağını duyurmakla yetinmiştir. Oysa bu hakâret ilk kez yaşanmamaktadır. İşte 26 yaşındaki İngiliz asıllı Tarık Dragoul, Küba’daki Guantanamo Zindanı’ndan serbest bırakılmasından sonra, gardiyanların mahkumlara karşı yaptıkları İslam’a ve Kur’an’a yönelik hakâretler hakkında avukatı aracılığıyla açık bir mektup yazmıştır. Orada Müslümanlara küfredildiğini, dövüldüklerini, işkenceye uğradıklarını, avretlerinin açıldığını ve karşılarında zinâ edildiğini belirtmiştir. Aynı hâdiselerin tekrarlanması göstermektedir ki bunlar özellikle 11 Eylül 2001 hâdisesinden sonra kasten ve bile bile yapılmaktadır. Irak’taki Ebu Ğurayb’da ve Guantanamo’da meydana gelenler de göstermektedir ki bunlar resmî bir prosedür dahilinde organize bir şekilde yapılmaktadır, yoksa bir kişinin suçlu olduğu bireysel eylemler değildir.

Ey Müslümanlar!

Amerikalıların bu tavrı açıkça şunlara işâret etmektedir:

1. Dillerine doladıkları demokrasi ve insan hakları nâmına diğer ideolojilere saygı düşüncesi yalandan ve aldatmacadan başka bir şey değildir.

2. Dinler ve hadâratlar arası diyalog da İslam’ın ve Müslümanların dünya liderliğinin önünü kesmek için öne sürülmüş safsatalardan başka bir şey değildir.

3. İslâmî Hilâfet olmaksızın İslam’ın ve Müslümanların korunması mümkün olmayacaktır. Zîra kendilerini ve mukâddesâtını koruyan bir muhâfız bulunmayacaktır.

Binâenaleyh Hizb-ut Tahrir / Endonezya aşağıdaki hususları beyân eder:

1. Amerikan askerleri ve sorgucuları tarafından Guantanamo Hapishanesi’de Kur’an-il Kerîm’e hakâret edilmesini kınamaktadır.

2. Amerika tarafından çağrıda bulunulan ve uygulanan “Terörizm ile Mücâdele” meselesi, onların İslam’ı ve Müslümanları yok etmek için kullandıkları araçlardan bir araçtır.

3. Dolayısıyla İslâmî beldelerdeki yöneticilerden İslam ile yönetimi geri getirmelerini, Kur’an’a ve Sünnet’e sımsıkı sarılmalarını, kendilerini sömürgeci devletlerin desteğinden kurtarmalarını, Amerika ve Kâfir devletlerden olan diğer müttefikleri ile olan tüm diplomatik ilişkilerini kesmelerini talep ediyoruz.

4. Müslümanlardan da İslâmî Şeriati uygulayacak, Müslümanları birleştirecek ve Kur’an’a hakâret edip Müslümanları aşağılayan büyük devletlere karşı durmada onlara liderlik edecek olan İslâmî Hilâfet’i kurmak üzere tek saf halinde durmalarını talep ediyoruz.

Ey Müslümanlar!

Hatırlayın ki Allah [Subhânehu ve Te’alâ] şöyle buyurmuştur:

Ey îmân edenler! Kendi dışınızdakileri dost, sırdaş edinmeyin! Çünkü onlar size fenâlık etmekten asla geri durmazlar ve hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer aklediyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz. [Âl-i İmrân 118]

 

Muhammed ‘İsmâ’il Yusanto  
 
 HİZB-UT TAHRİR
 Endonezya Resmi Sözcüsü
H. 05 Rabî-us Sâni 1426
M. 13 Mayıs 2005
 Cep: 0811119796
 Tel/Fax: (62-21)79191263
 E-mail: [email protected]

| ANASAYFA | BEYANLAR | KİTAPLAR | YENİ SAYI |