MÜLK EDİNME SEBEBLERİNDEN
İKİNCİSİ
MİRAS
Mülk edinme sebeplerinden biri de
mirastır. Miras, Kur'an-ı Kerim'in kat'î nassıyla sabittir. Mirasın
kıyasa dayanmayan muayyen tevkifi hükümleri vardır. Kur'an-ı Kerim,
her ne kadar detayları ihtiva ediyorsa da mirasın bu detayları genel
çizgiler halinde belirtilmiştir. Meselâ; Allahu Teâlâ şöyle dedi:
"Allah size, çocuklarınız
hakkında erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi)
emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler ölünün bıraktığının
üçte ikisi onlarındır."
Biz bu ayet-i kerimeden bir kaç
hüküm anlayabiliriz:
a-
Erkek evlât, kız evlâdın iki katını alır.
b-
Başka çocuklar bulunmadığı takdirde oğlunun oğlu, oğul
muamelesini görür. Çünkü oğlun erkek evlâdı ayette geçen
"el-evlâd" kelimesinin içine girer. Kız çocuğunun oğlu böyle
değildir. Bunun için oğlan evlâdı olmadığı hallerde kız çocuğunun
erkek oğlu erkek evlâdı muamelesi görmez. Çünkü lugatta kız
çocuğunun erkek evlâdı ayetteki "el-evlâd" tabirinin
kapsamına girmiyor.
c-
Evlâd eğer ikiden fazla kızlar ise o takdirde bunlar terikenin üçte
ikisine (2/3) ortaktırlar. Nitekim Nebî (sallallahu aleyhi vesellem); "İki
kız evlâda ikiden fazla kız evlâda ait hükmü tatbik etmiştir."
Sahabe de bu uygulama üzerinde icmada bulunmuştur. Böylece iki kız
evlâda ikiden fazla kız evlâdın hükmü uygulanmaktadır.
İşte bu hususlar ayetin
zikrettiği umumi manadan anlaşılan hükümlerdir. Bu hükümler
müvacehesinde varis terikeden kendine düşen payı hakeder. Buna
binaen mülk edinme sebeplerinden biri de Kitap, Sünnet ve sahabenin
icmaındaki tafsilî hükümlere göre sabit olan mirastır.
Miras, servetin parçalanıp el
değiştirmesi vesilelerinden bir vesiledir. Servetin parçalanıp el
değiştirmesi, mirasa bir illet değil, mirasın olayının açıklanmasıdır.
Bilindiği gibi servetin mülkiyeti mübah kılınmıştır. Bazen de
servet, bazı fertlerin elinde hayatta iken birikir. Bu birikme onların
ölümünden sonra devam etmemesi için onun insanlar arasında parçalanıp
el değiştirmesini sağlayacak bir vesilenin olması kaçınılmazdır.
Nitekim bu servetin normal hayatta tabii olarak parçalanmasına miras
vesile olmaktadır. İncelenme neticesinde mirasta servetin parçalanmasının
cereyan ettiği haller şu üç tanedir:
Birinci hal:
Miras ahkâmına göre bütün malı kapsayacak şekilde mirasçıların
olmasıdır. Bu halde bütün mal mirasçılara dağıtılır.
İkinci hal:
Miras ahkâmına göre bütün malı kapsayan mirasçıların
bulunmayışıdır. Meselâ; adam ölür, karısı mirasçısı olarak
kalır ya da kadın ölür sadece kocası mirasçısı olarak kalır.
Kadın kocasının mirasından dörtte birini alır, ya da adam
karısının bıraktığı mirastan yarısını alır. Mirasın kalanı
beytülmala ait olur.
Üçüncü hal:
Hiç bir mirasçısı olmayan kimsenin bıraktığı mirastır. Bu
takdirde bütün mal beltülmala yani devlete intikal eder.
İşte servetin parçalanması ve
varislere intikali ancak miras ahkâmıyla gerçekleşiyor. Mirasçılara
intikal eden servet, insanlar arasında iktisadî bir mübadele olması
rolüne yeniden başlar. Böylece miras sayesinde servetin belirli bir
şahısta birikimi önlemiş olur.
Miras mülkiyetin meşru bir
sebebidir. Miras olarak bir şeye sahip olan kimse meşru bir mülke
sahip olmuştur. Böylece miras, İslâm şeriatının izin verdiği mülk
edinme sebeplerinden bir sebep olmaktadır.
______________________________________
Nisa: 11
|