FABRİKALAR
Fabrika,
yapısı itibarıyla özel mülkiyet kapsamına girmektedir ve özel
mülkiyet olabilecek cinsten mallardandır. Nitekim Rasul (sallallahu
aleyhi vesellem) zamanında birtakım insanların ayakkabıcılık,
terzilik, kılıç yapma gibi dallardaki işyerlerine (fabrikalara)
sahip oluyorlardı. Rasul (sallallahu aleyhi vesellem) de onların bu
işlerini tasvib etmiş, onlara minber yaptırmıştı. Bu nedenle
fertlerin fabrikaları özel mülkiyetlerinde bulundurmaları caizdir.
Ancak fabrikalar, ürettikleri maddenin hükmünü alırlar. Meselâ;
hadis-i şerife göre içki fabrikasına sahip olmak Müslümana
haramdır. Zira hadis-i şerif; şarabı sıkana ve sıktırana
Allah'ın lânet ettiğini bildirmektedir. O halde şarap için üzüm
ve benzeri şeyler sıkmak haramdır. Ancak bu yasak mutlak anlamda
meyvelerin suyunu çıkarmayı yasaklamamıştır. Bu yasak içki
imalatı için fabrika kurmayı ve üzüm sıkmayı nehyetmektedir. O
halde sadece sıkma işi haram değildir, fakat şarap elde etmek için
üzümü sıkmak haramdır. O halde içki fabrikasının
haramlılığı, fabrikanın imal ettiği içkinin haramlılığından
dolayıdır.
Bundan
dolayı bir fabrikanın haram ve helâllık açısından durumu imal
ettiği maddenin hükmüne bağlıdır. Fabrikaların statüsü bu
temel noktaya göre belirlenir. Eğer bu fabrikalarda imal edilen
şeyler kamu mülkiyetine dahil değilseler, bu fabrikalar özel
mülkiyete dahil olurlar. Şeker fabrikaları bağlı sektörler,
dokuma ve mobilya fabrikaları özel mülkiyete girer. Eğer
fabrikalar, tükenmeyen madenden çıkartılan maddeler gibi kamu mülkiyetine
giren maddeleri işliyorlarsa kamu mülkiyetinden sayılırlar.
Fabrikalar; altın, gümüş, demir, bakır, petrol gibi çıkartmış
oldukları maddelere tabi olurlar. İçki fabrikasının haram hükmünü,
şarabın haram olması hükmünden alması gibi. Çünkü bu türden
madenleri Müslümanların yerine ve hesabına çıkarmak devletin görevidir.
Ancak bu özellikteki fabrikaların özel mülkiyete ait fabrikalar
olması da caizdir. Bu durumda devlet bu madenleri çıkartmak için
aralarında anlaştıkları belirli bir ücretle özel şahıslara ait
bu türden fabrikaları kiralayabilirler. Ancak bu aletler ve
fabrikaların mülkiyetinin bireylere ait olması, bu tükenmez
madenleri kendileri için çıkarmalarını ve çalıştırmalarını
mübah kılmaz. Çünkü bu tükenmez madenler, bütün Müslümanlara
ait kamu mülkiyetinden sayılan madenlerdir. Bunların özel
şahıslara mülk edindirmek caiz değildir. Fakat bireylerin sahip
oldukları fabrika ve aletlerin, kamu mülkiyetine ait madenlerin çıkartılmasından
devlet tarafından kiralanmaları caizdir.
Fakat
demir doğrama fabrikaları, otomobil fabrikaları gibi fabrikaların
özel mülkiyet kapsamında olması caizdir. Çünkü, bu fabrikalarda
işlenen ve üretilen maddeler kamu mülkiyet olmaktan çıkarak özel
mülkiyet niteliğini kazanmış maddelerdir.
Buna
binaen, işlediği madde kamu mülkiyetine dahil madde olan her
fabrikanın kamu mülkiyetinden olması da devlet mülkiyetinden olması
da caizdir. Aynı şekilde devletin kendilerinden kiraladığı
fertlere ait ferdî mülkiyetten olması da caizdir. İşlediği
maddenin özel mülkiyete dahil olduğu her fabrikanın özel sektör
tarafından mülk edinilmesi caizdir.
|