CİHAD EMİRİ
Cihad Emiri Halife’nin hariciye,
harbiye iç güvenlik ve sanayi alanlarını
kontrol edip, idare etmek üzere emir olarak tayin ettiği kişidir.
Bu dört
sahanın tümünün -bu alanları kontrol altında bulundurmakla
birlikte- cihad ile ilişkili olmasından dolayı ona "Cihad
Emiri" denilmiştir. İster
barış, ister savaş zamanlarında olsun, dış ilişkiler,
cihad menfaatinin gerektirdiği şekilde geliştirilir. Harbiye,
(savaş ilişkileri), cihad için hazırlanmış, bunun için oluşturulmuş,
donatılmış ve silahlandırılmış ordu ile alakalıdır. İç güvenlik,
devletin korunması ve himaye edilmesi içindir. Devlet içerisinde güvenliğin
sağlanması çerçevesinde yapılması gereken işlerden sayılan
devlet otoritesine karşı çıkanların ve yol kesenlerin
engellenmesi işi, esas itibariyle cihad için hazırlanmış olan
ordunun bir parçası olan polis güçleri tarafından gerçekleştirilir.
Sanayi, cihad için orduya silah, araç ve gereçlerini hazırlamak
içindir. Bu nedenle bütün bu alanlar cihad ile ilişkilidir. Bunların
emirine, Cihad Emiri adının verilişi de buradan gelmektedir.
Yönetici
olmamakla birlikte ona "emir" adının verilmesi ise, birçok
emre gerek duyan iş ve çalışma alanının genişliği dolayısıyla
kendisinden pek çok emrin sadır olmasından dolayıdır. Zira, emir
kelimesi faîl vezninde "mübalağa ismi fail" olup
gece ve gündüz çokça emreden
kimse anlamına gelmektedir. Sonsuz rahmet sahibi olan merhametliye, mübalağa
ismi olmak üzere Rahîm denilmesi gibi.
Cihad
Emirinin idaresi dört daireden oluşmaktadır:
1- Hariciye Dairesi
2- Savaş Dairesi
3- İç güvenlik Dairesi
4- Sanayi Dairesi
Bu dört
daireyi kontrol edip, idare eden Cihad Emiridir.
Cihad İslâm’ın,
İslâm davasını dışarıya taşımak için koyduğu yolun adıdır.
İslâm davasının dışarıya taşınması, içerde İslâm hükümlerinin
uygulanmasından sonra İslâm Devleti’nin asli faaliyeti olarak
kabul edilir. Bundan dolayı cihad hükümleri; savaş ve barış,
anlaşmalar ve ateşkes, diğer devletlerle ve varlıklarla ilgili dış
ilişkileri ilgilendiren hükümleri de kapsar. Aynı zamanda ordu hükümleri,
ordunun hazırlanması, eğitilmesi, komutanlıkları, bayrak ve
sancaklarına dair hükümleri de ihtiva eder. Diğer taraftan ordunun
silahları ve tam bir hazırlığın kendisiyle imkan dahilinde gerçekleşebileceği
savaş sanayisinin gerekli şekilde
hazırlanması da bu kapsam içerisindedir. Yapılacak bu hazırlıklar
ile, görünen düşman ile görünmeyen gizli düşman
korkutulabilir. Cihada dair hükümler aynı zamanda devlet içinde düzenin
sağlanması, herhangi bir kimsenin devlete karşı çıkmasının önlenmesi,
yahut devlet içerisinde yol kesiciliği veya devlet içi güvenliği
sarsmayı veya devletin himayesinde bulunan riayyeye karşı suç işlemeyi
önlemek gibi hükümleri de kapsar.
Rasulullah (s.a.v.), cihad işlerinin tümünü
bizzat kendisi yerine getiriyordu. Ondan sonraki Halifeleri de böyleydi. Rasulullah
(s.a.v.) ve aynı
şekilde onun Halifeleri, birtakım cihad işlerini veya tümü için
-ister ordunun hazırlanışı, ister fiilen savaşmak, ister barış
ve ateşkes anlaşmaları akti yapmak, ister dış ilişkileri yürütmek,
isterse de ayaklananlara (haricilere)
ve mürtedlere karşı savaşmak ile ilgili olsun- bazı kişileri
tayin ediyorlardı.
Halife’nin
bizzat yaptığı işlerin kendi adına vekaleten başkası
tarafından yapılmasını istemesi caizdir. İşte Cihad Emirinin tayin
edilmesi ve cihad dairesinin oluşturulması da buradan gelmektedir.
Cihad Emiri Dairesi, cihad ve hükümleri
ile ilgili olduğundan dolayı vakıası
itibarı ile dış ilişkileri de kapsamaktadır. Çünkü bütün dış
ilişkiler savaşla ilgili alanları kapsadığı gibi aynı zamanda
İslâm davetinin taşınması esası üzerine kuruludur.
Çünkü cihad Allah'ın kelimesini yükseltmek için, Allah
yolunda savaştır. Savaş ise orduyu, ordu için hazırlıkların yapılmasını,
ordu komutanlıkların, kurmayların, subay ve askerlerin oluşturulmasını,
ordunun eğitilmesini, araç-gereç ve her türlü mühimmatın hazırlanmasının
gerektirmektedir.
Ordu için
silahın, silah için de sanayinin kurulması kaçınılmazıdır. Bu
nedenle sanayi, ordunun ve cihadın gerekleri arasında yer alır.
Dolayısıyla ülkedeki tüm fabrikaların savaş sanayisi esasında göre
kurulu olmasını gereklidir. Buna göre sanayi Cihad Emirine tabi
olmalıdır.
Ordu,
daveti dışarıya taşımak için cihadı yerine getirdiği gibi, aynı
zamanda devleti korur ve himaye eder. Bundan dolayı devlete karşı
ayaklananlara, bâğilere ve yol kesicilere karşı savaşmak, ordunun
görevleri arasında yer alır. Bu nedenle iç güvenlik, cihada,
Cihad Emirine ve Dairesine tabidir. Bu açıklamalara göre Cihad
Emirinin Dairesi; Hariciye, Savaş, İç Güvenlik ve Sanayi
Dairesi olmak üzere
dört daireden oluşmaktadır.
|