|
Halife, Valilerin
Uygulamalarını Araştırmalıdır
Halife, valilerin işlerini, uygulamalarını araştırmakla,
onları sıkı bir şekilde kontrol etmekle, durumlarını tetkik, teftiş
etmek üzere kendisine vekalet edecek kimseleri atamakla ve onları
teftiş ettirmekle, zaman zaman onların hepsini ya da bir kısmını
bir araya getirerek, raiyyenin onlardan şikayetlerine kulak vermekle
görevlidir.
Rasül (s.a.v)'in,
Muaz b. Cebel ve Ebu Musa'yı tayin derken yaptığı gibi görevlendirmeden
önce valileri denediği, Amr b. Hazm'a uyguladığı gibi ne şekilde
uygulama yapacaklarını açıkladığı ve Bahreyn'e vali tayin ettiği
Ebban b. Saîd olayında olduğu gibi önemli bir takım işlere
dikkatlerini çektiği sabittir. Zira Ebban b. Saîd'e şöyle demişti:
"Abdi Kays'a iyi davran. Onların ileri
gelenlerine ikramda bulun."
Yine Nebi (s.a.v)'in,
valileri hesaba çektiği, durumlarını açığa çıkarttığı ve
onlar ile ilgili kendisine aktarılanları dinlediği gelirler ve
giderler dolayısıyla hesaba çektiği de sabittir. Ebu Hümeyd es-Sâidî'den:
"Nebi (s.a.v)
İbn el-Lütbiyye'yi Süleym oğullarının zekatlarını toplamak üzere görevlendirmişti.
İbn el-Lütbiyye Rasulullah (s.a.v)'e geldiğinde onu
denetledi. Bunun üzerine adam: Bu sizin bu da bana hediye edilendir
deyince Rasulullah (s.a.v): “Annenin ve babanın
evinde otursaydın hediyen sana gelir miydi?”
Daha sonra ayağa kalkıp Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle
dedi: "Ben sizden birini, Allah'ın bana tevdi ettiği bir işte
istihdam ederim. Sonra o gelir: Bu size aittir, şu da bana hediye
edilendir! der. Bu adam babasının veya anasının evinde otursaydı
da eğer doğru sözlüyse hediyesi ayağına gelseydi ya! Vallahi
sizden kim haksız bir şey alırsa mutlaka onu boynunda taşır olduğu
halde kıyamet günü Allah'a gelecektir. Dikkat edin! Kim böyle
yaparsa Allah'a; böğüren bir deve, meleyen bir sığır veya
meleyen bir koyun ile gelecek. Sonra ellerini kaldırdı, o kadar ki
koltuk altındaki beyazlık gözüktü. Allah'ım tebliğ ettim mi?”
Ömer (r.a)
de valileri sıkı bir şekilde kontrol ediyordu. Muhammed b.
Mesleme'yi valilerin durumlarını açığa çıkarmak, onları teftiş
etmek üzere tayin etmişti. Hac mevsiminde yaptıklarını gözden geçirmek
ve raiyyenin onlardan şikayetlerini dinlemek, vilayet işleri hakkında
onlarla müzakerede bulunup, durumlarını yakından tanımak üzere
valileri bir araya toplardı. Rivayet olunduğuna göre Ömer (s.a.v), günün birinde etrafındakilere şöyle demiş: "Bildiklerimin en hayırlısını sizin başınıza
vali tayin etsem, sonra da
ona adaletle uygulama yapmasını emretsem, sizin görüşünüze göre
bu konuda sorumluluğumu yerine getirmiş oluyor muyum?” Çevresindekiler, “Evet” dediler. O; “Hayır, onun yaptığını
gözetlemeden, benim ona verdiğim emirler gereğince uygulama yapıp yapmadığını tespit etmeden olmaz.”
Ömer (s.a.v),
vali ve amirlerini oldukça sıkı bir şekilde hesaba çekerdi. Onları
sıkı bir şekilde hesaba çekmesi kimi zaman hakkında kesin bir
delil dahi bulunmaksızın bir şüphe dolayısıyla onları azledecek
noktaya kadar gelmişti. Bazen şüphe derecesine dahi ulaşmayan bir
tereddütten dolayı valisini azlettiği oluyordu. Bu
hususta, günün birinde ona soru sorulunca şu cevabı vermiştir:
"Eğer
bir topluluğu, emirlerini değiştirip, onun yerine bir başka emir
tayin etmekle düzeltebileceksem, bu benim için oldukça kolay bir iştir." Şu kadar
var ki, valilerine karşı işi oldukça sıkı tutmakla birlikte aynı
zamanda onları serbest bırakır, yönetimde heybetlerini korumaya
gayret ederdi. Onların söylediklerini dinler, ileri sürdükleri
delillere kulak verirdi. İleri sürülen delil kendisini ikna etti
mi, ona kani olduğunu gizlemez ve bundan sonra da açıkça valisini
övmekten geri durmazdı. Günün birinde onun Hıms valisi Umeyr b.
Sa'd'ın, Hıms minberi üzerinde şu sözleri söylediğini haber alır:
"Yönetim
sahibi güçlü oldukça İslâm da güçlü olarak kalacaktır.
Sultanın güçlü olması, kılıçla öldürmek, kırbaçla vurmakla
sağlanmaz. Güç, hakkı yerine getirmek ve aldığını adaletle
almakla ortaya çıkar." Bunun üzerine Ömer (r.a) onun
hakkında şunları söyler: "Müslümanların işlerini görmekte yardımını
almak için Umeyr b. Sa'd gibi bir kişiye sahip olmayı ne kadar çok
arzu ederdim."
|