|
Mezalim Hâkimi
Mezalim
hâkimi: İster İslâm devletini reayasından olsun, ister başkalarından
olsun, devletin egemenliği altında yaşayan herhangi bir kişiye karşı
devlet tarafından yapılan her türlü haksızlığın -bu haksızlık
ister Halife tarafından yapılmış olsun, ister onun dışındaki diğer
yönetici ve memurlar tarafından yapılmış olsun- kaldırılması için
tayin edilen hâkimdir.
Mezalim hâkiminin
tarifi budur. Mezalim türünden meseleler hakkında hüküm
vermesinin delili ise şudur: Nebi (u)'den, yöneticinin herhangi bir mesele hakkında, hakka
aykırı bir hüküm vermesi halinde onu bu hükmünü raiyyeye bir
zulüm olarak değerlendirdiğine dair
gelen rivayettir.
Enes'den şöyle
dediği rivayet edilmektedir: Rasul (s.a.v) döneminde fiyatlar yükseldi.
O'na; Ey Allah'ın Rasulü! Fiyat sınırlandırmasına gitsen,
dediler. Şöyle buyurdu: "Şüphesiz
yaratan da, kısan da, yayan da rızık veren de, fiyatları
belirleyen de Allah'tır. Herhangi bir kimsenin, kan ya da mal
hususunda kendisine yapmış olduğum bir zulüm ve bir haksızlığın
karşılığını benden istemeksizin aziz ve celil olan Allah'ın
huzuruna çıkmayı ümid ederim.”
Peygamebr,
burada fiyat belirlemeyi devlet zulmü olarak değerlendirmiştir.
Çünkü öyle bir şeyi yapsaydı, hakkı olmayan bir şeyi yapmış
olurdu. Aynı şekilde devletin, insanlar lehine düzenlediği genel
haklarda ortaya çıkan yargı meselelerine bakmayı da mezalimlerin
kapsamı içerisinde muteala etmiştir. Kamuya ait bir sudan,
ekinlerin sırası gelen bir zamanda sulanması gibi. Rasulullah (s.a.v),
ez-Zübeyr b. Avvam (r.a.) ile, Ensar'dan birisinin anlaşmazlığa düştüğü
sulama meselesine bakmış, bizzat kendisi bu mesele hakkında hüküm
vermek üzere hazır bulunarak Zübeyr'e şöyle demiştir: "Önce sen ekinini sula ey Zübyer, sonra
da Ensar'dan olan kişi sulasın."
Buna
göre ister yönetici tarafından olsun, ister devletin düzenlemeleri
ve emirleri dolayısıyla meydana gelmiş olsun; her hangi
bir şahsa yapılmış bir haksızlık, bir zulüm olarak değerlendirilir.
Nitekim bu iki hadisi şeriften anlaşılan da budur. Bu zulme
bakmak ve onun hakkında hüküm vermek üzere konu, Halifeye ya da
Halife’nin bu gibi konulara bakmak üzere kendisine vekil olarak
tayin ettiği mezalim hâkimlerine götürülür.
|